
Denizin Dibinde Hatçam Türküsünün Hikayesi
Ömer Faruk Kandilci | 10/09/2020 | 2 Yorum | 9845 Defa Okundu
Radya80'de hazırlayıp sunduÄŸum Gece Mesaisi Programımda okuduÄŸum Denizin Dibinde Hatçam türküsünün yayın kaydı
Türküler bizlere bizleri anlatır. Türküler bizim sevdamız, üzüntümüz, mutluluÄŸumuz, acımız, öykümüzdür.
Her türkü bir roman gibi… anlatılası nede çok ÅŸey vardır içinde.
Bu akÅŸam sizlere arka fonda çalan müzikten de tahmin ettiÄŸiniz üzere özel bir türkünün hikayesini anlatacağım. Denizin Dibinde Hatçam
Bu türkü Arvallı yeni adıyla BaÄŸsaray köyünde geçmektedir.
Arvallı`nın meydanında duvarına bitiÅŸik ve iki oluklu pınarlı bir ev vardır. Ä°ÅŸte bu ev türkümüzde geçen Hatça`nın evidir ve türküde sözü geçen pınar bu evin pınarıdır.
Evlerinin önünde pınarlar harlar
Hatçam çıkmış pencereye ay gibi parlar
Ben hatça’yı yitirdim de dumanalı daÄŸlar
Gözlerimin pınarları durmadan çaÄŸlar
Hatça, o zamanlar evli ama bir o kadar da güzel köylü kızıdır. Arvallı`nın çobanı da hergün o pınardan koyunlarını kuzularını sulatır Hatça bu çobanı görür ve evli olmasına raÄŸmen gönlünü kaptırır. Zamanla çoban da Hatça`ya sevdalanmaktan kendini alı koyamaz ve gönlünü Hatça`ya kaptırır.
Varman kızlar varman kirli çobana
Çoban evde durmaz gider yabana
Ovalara duman çökmüÅŸ göremedin mi
A kız kendi saçını öremedin mi
Gel zaman git zaman bu sevda büyür, Hatça evli olmasına raÄŸmen sevdalarına karşı koyamazlar, o zamanlar kadınların boÅŸanma gibi bir hakları olmadığı için, Çoban ve Hatça birlikte kaçmaya karar verirler ve Antalya`ya kaçıp oraya yerleÅŸirler.
Bu olaydan kısa bir zaman sonra (5-6 ay ) Kayış köyünden baÅŸka bir Hatça kız, Muharrem`in Mehmet adında ki oÄŸluna kaçar.
Arvallı`nın kuzeyinde daha yüksek bir yerde kurulu ve orman köyü olarak tanımlayacağımız Kayış köyünden halk ozanı olan Ä°brahim Can bu türküyü bestelemiÅŸ ve söylemiÅŸtir.
Hem birinci Hatça hem de ikinci Hatça ve kulaktan kulaÄŸa dolaÅŸa dolaÅŸa, türkü bugünkü halini almıştır.
Türkü’nün orjinal sözleri:
Evlerinin önünde pınarlar harlar
Hatçam çıkmış pencereye ay gibi parlar
Ben hatça’yı yitirdim de dumanalı daÄŸlar
Gözlerimin pınarları durmadan çaÄŸlar
Ovalara duman çökmüÅŸ göremedin mi
A kız kendi saçını öremedin mi
Alçaklara karlar yaÄŸmış yükseklere buz
Gel sarılalım gaçalım ince belli kız
Denizin dibinde hatçam demirden evler
Ak gerdanın altında da çiftedir benler
O kınalı parmaklar da o beyaz eller
Yolcuyu yolundan eyleyen dilber
Dalga dalga dalga dalga dalgalanıyor
Hatçayı görenler sevdalanıyor
Üçünü de beÅŸini de hatçam onuna
Ben de yandım hatça’mın basma donuna
Yüce daÄŸ başına hatçam ekin ekilmez
YaÄŸmur yaÄŸmayınca hatçam kökü sökülmez
Ellerin köyünde hatçam kahır çekilmez
Doldur ağıları içelim hatçam
Varman kızlar varman kirli çobana
Çoban evde durmaz gider yabana
Ovalara duman çökmüÅŸ göremedin mi
A kız kendi saçını öremedin mi
arvallı dedikleri bir büyük ÅŸehir
ÅŸehir oldu bana her zaman zehir
çok dediler arkadaÅŸlar yar senin deÄŸil
doldur ağıları içelim hatçam
yüce daÄŸ başında hatçam harmanın mı var
harmanı kaldırmaya dermanın mı var
hatçam beni öldürmeye fermanın mı var
doldur ağıları içelim hatçam
Etiketler
2 Yorum

Rıdvan songör
18/10/2022 09:15:11
Hikaye balikesir dursunbeyin öz be öz kayı türklerinin kurduğu kireç köyünde geçen ama mutlu sona ermeyen bir aşk öyküsüdür. Yıl yaklaşık olarak 1935 veya 1936 ( tam zamanı hatırlayamadım)dır.dağ kenarında olan kireç köyününün altına tunel kazılıp tren yolu yapılmaktadır.köy daha çok bağlık bahçeliktir.ekin ekilmesi çok zordur.zannederim türkiyemde altından tunel geçen tek köydür kireç köyü.içinde bolca kaynak suyunun bulunduğu hatta köyün ortasındaki değirmeninde bu pınarlardan gelen su ile döndürülmekte olduğu bir yerdir.o günlerde tunel yapımında kazma kürek yüzlerce işçi çalışmaktadır.o zamanın imkanlarında işçiler vagonlarda kalmakta , açılmaya çalışılan tunelin yanına konan demir vagonlarin içinde sıķış tıkış yatmaktadırlar.bu işçilerin arasında kütahyalı osman isimli delikanlı vardır.birde mavi gözlü sarışın çevrenin en güzel kızlarindan biri olan 15 -16 yaşlarındaki hatice vardır.bir gün osman , anneannem hatice ile babası kamilin bakkal dükkanında karşılaşırlar.hatice ayrıca köyün varlıklı ailesinin kızıdır.aralarında sevgi başlar.birbirlerine aşık olurlar.köy ortamında buluşamadıklarindan yoldan ev penceresine bakışmalar ,pencereden yola el sallamalar başlar. aile osmanın evin çevresinde dolaşmasını fark eder .bir kaçkez ikaz ederler.bunun üzerine osman evlenmek ister ama tek isteği kızı alıp kütahya ya gitmektir.aile kabul etmez.anneannem ailenin göz bebeğidir.tüm aile ayağa kalkar ve kızı vermezler. Çaresiz kalıp kaderine küsen osman son bir şans haticeyi bulur beraberce kaçmak ister ama onunda eli kolu bağlıdir.ailesini terkedip kaçamaz. Elinden birşey gelmeyen osman   boş zamanlarında demir yolunda gönlüne taş basıp üzgün üzgün gezerken bu türküyü yakar.türkü ailenin kulağına gider.hep beraber osmanın yolunu keser ve çok kötü döverler.hemen köyü terketmesini aksi halde onu yok edeceklerini söylerler.Bunun üzerine osman başını alıp kütahya ya geri gider.türküsüde köye yadiğar kalır.nur içinde yatsınlar. Rıdvan songör Emekli tcmb şb müdürü Not.annemin anlattığına göre annesi haçcem türküsü çaldığinda neden türkümü değiştiriyorlar diye ağlarmış.. ( Büyük harfle yazılan yerler orjinal olan kelimelerdir) HAÇCEM TUNELİN Dibinde Haçcem Demirden Evler Ak Gerdanın Altında Da Çiftedir Benler O Gınalı parmaklar Da O Beyaz Eller Yolcuyu Yolundan Eyleyen Dilber  Ovalara Duman İnmiş Göremedin Mi  A Gız kendi Saçını Öremedin Mi  Dalga Dalga Dalga Dalga Dalgalanıyor  Haçceyi de gören gözler sevdalanıyor EVLERİNİN Önünde De Pınarlar Harlar Haçcem Çıkmış Pencereye Ay Gibi Parlar Ben Haçceyi Yitirdim De Dumanlı Dağlar Gözlerimin Pınarları SEL GİBİ Çağlar  Alçaklara Garlar Yağmış ÜŞÜMEDİNMİ SEN BU İŞİN SONLARINI DÜŞÜNMEDİN Mİ  Onu Onu Onu Onu Onun Onuna  Ben De Yandım HaçceMİN Mor Fistanına Yüce Dağ Başında Haçcem Ekin Ekilmez Yağmur Yağmayınca HAÇCEM Kökü Sökülmez Ellerin Köyünde Haçcem Gahır Çekilmez Doldur Ağuları İçelim haçcem
Rıdvan songör
18/10/2022 09:19:41
Denizin dibinde demirden evler de ne demek.gerçek türküden alıntı olduğu besbelli.lütfen gönderdiğim gerçek hikaye ile değiştirin.hikayenin sahibi huzur bulsun.selamlar