Bugünün İşini Yarına Bırakma, Mümkünse Ertesi Güne Bırak

Bugünün İşini Yarına Bırakma, Mümkünse Ertesi Güne Bırak

Ömer Faruk Kandilci | 02/11/2021 | 0 Yorum | 44 Defa Okundu

İşlerimizi ertelediğimizde suçluluk duygusu içerisine girer ve kendimizi kötü ve mutsuz hissederiz. Peki bu erteleme nedir ve nasıl kurtulabiliriz. John Perry’nin Erteleme Sanatı isimli kitabından notlarla yola çıkarak bu yazıyı sizlere hazırladım.

Sistematik erteleme

Erteleyiciler olarak yapmamız gereken işleri bir türlü yapamıyoruzdur. Mutlaka yazılı ya da aklımızda bir yapılacaklar listemiz vardır. Ama biz bu yapılacaklar listesinde kendimizi kandırarak önemi büyükmüş gibi düşündüğümüz işleri yapmaya odaklanır ve diğer önemli işleri ertelemeye başlarız. Bu yaptığımız erteleme sistemini John Perry “sistematik erteleme” olarak adlandırmış. Sistematik ertelemede hiç bir şey yapılmadığının düşünülmesi yanılgıdır. Sadece daha az yararlı işler yaparız ve asıl yapılması gereken işlerden kaçınmış oluruz.

Şimdi yapabilirim!

Peki daha az ertelemenin çaresi nedir? Yapacağınız işlerde mükemmeliyetçi ve erteleyici kişiliğimiz birleşiyor olabilir. Peki hangisi önce geliyor, mükemmeliyetçilik mi erteleme mi? Perry’nin cevabı mükemmeliyetçi olmak.

Aslında bir işi yapacağımız zaman işin istediğimiz gibi olmayacağına dair korkular yaşarız ve bu durum işi tamamlamamıza engel oluyor olabilir.

Peki mükemmeliyetçi olma kişiliğimiz ertelemeyi nasıl besliyor? Kendimden biliyorum ki bir işe başlayacağım zaman ortamın en iyi şartlara sahip olmasını istiyorum. En uygun zaman, en uygun ortam ya da toplu bir masa. Bunları düşünürken kendimizi aslında pes etme noktasının önünde buluruz. Tabi sonuç olarak kendimizi kötü hissederiz. Bir bakarız ve kendimizi farklı işler ile uğraşır buluruz, masayı toplamak ya da kahve hazırlamak. Biraz zaman geçtikten sonra asıl iş aklımıza gelmiş olur ve harekete geçeriz. Ancak en mükemmeli değil de yeterli olan bir işi çıkarmış oluruz sadece. Aslında bu sürece baktığımızda sistematik bir erteleyici olduğumuzdan asıl işi yapmak yerine küçük işlerimiz ile daha çok uğraşmış oluruz.

Büyük Görevleri Küçük Parçalara Ayırın

Yazının başlarında da bahsetmiştim, yazılı ya da aklımızda bir yapılacaklar listesi vardır. Eğer listemiz aklımızda ise hemen kâğıda dökelim. Hem unutma hem de erteleme arzumuzu ortadan kaldırmak için ilk adımı atmış oluruz. Güne başlarken ilk işimiz yapılacaklar listesi çıkarmak olsun. Bu listelerin biz erteleyiciler için en büyük işlevi bitirdiğimiz işin yanına işaret koyma ya da üstünü çizme imkânı vermesidir. Bu sayede psikolojik olarak kendimizi rahatlamış ve iş bitirici olduğumuza inanmamızı sağlarız.

Tabi yapılacaklar listemizi hazırlarken büyük görevleri küçük alt görevlere ayırmamız gerekiyor. Daha fazla görev tamamlama mutluluğunu yaşamış oluruz ve alt görevler sayesinde dikkatimizde çok dağılmamış olur. Bir de kendimize uyarılarda bulunmamızda da fayda var küçük görevler ile. Örneğin bilgisayarı aç, sosyal medyaya bakma, kahve hazırla gibi. Bu yöntemler belki ertelemeyi engellemez ama daha üretken olmamızı da sağlamış olur.

Müziğin Ritmini Bul!

Müzik, şüphesiz duygularımız üzerinde etkili. Bazı müzikler neşelendirir mutlu hissettirir, bazıları ile sakinleşir, bazıları ile harekete geçeriz… Sabah uyandınız ve kendinizi hüzünlü hissediyorsunuz hemen hareketli bir müzik açın. Yazarımız John Perry’nin bir tavsiyesi de var, seventy six trombones. Bu şarkıyı açmakla kim uğraşacak diyor olabilirsiniz. Alarm sesinizi yatmadan önce hareketli bir sesle ayarlayın. Sabah uykusu erteleme ile ne alaka diyor olabilirsiniz. Ama farkında olmadan belki de günün ilk dakikasında yaptığınız iş ertelemektir.

Ertelemeyle mücadelede müziği kullanmalısınız. İşe başlamadan önce bir müzik listesi hazırlayıp liste bitene kadar çalışmaya devam edebilirsiniz. Tabi burada önemli olan listenizin yapacağınız işe de uygun bir tempoda olmasıdır.

İnternet ve Sosyal Medyada Kaybolmayın

Günlük hayatımızda sosyal medya ister istemez kullanmaktan kendini alamadığımız bir dünya. Bir de bilgisayar başında çalışırken araştırma süreçlerimizde internette bir anda kendimizi farklı sitelerde bulabiliriz. Bilgisayar ve telefonlar hayatımızı kolaylaştırırken bir yandan da zamanımızı fazlası ile boş tüketmemize sebep olabiliyor. John Perry’nin bu durum için geliştirdiği bir taktik bulunmakta. Sosyal medya da yada internette doğal bir olayın araya gireceği anda gezinmeye başlayabilirsiniz. Bunlar acıkmaya başladığınız zamanlar olabilir yada bir yere yetişmeniz için çıkmanız gerektiği zamanlar. En son çare olarak bir alarm kurarak kendinizi kontrol edebilirsiniz.

Erteleme Yapamayacağınız Ortamlar Oluşturun

Belki akıllara ilk olarak toplu bir masa gelebilir ya da düzenli bir çalışma ortamı. Ama en etkili yollardan birisi ertelemeyenlerle iş birliği yapmaktır. Ertelemeyenlerin çalışma alışkanlığı bize bir alarmdan daha çok fayda sağlayabilir. Daha önce bir kütüphanede çalışma fırsatınız olduysa aslında bu durumu yaşamışsındır. Herkes sessiz ve sıkı bir şekilde ders çalışırken ya da araştırmasını yaparken ya da kitabını okurken istemsiz olarak sizde onlara uyum sağlarsınız. Bu yüzden ortak çalıştığımız kişileri doğru seçmeliyiz.

Özetle erteleme bir zaaftır aslında. Erteleyen birisi olsanız da üretken olduğunuzu unutmayın. Yapılacakları listenizi, çalar saatinizi ve en önemlisi de bitirdiğiniz işler için kendinizi tebrik etmeyi unutmayın. Hayatın tadını çıkarın.


Etiketler